tüp bebek

TÜP BEBEK MERKEZİ

Bebek hasretine dost eli

Tüp bebek merkezi ve benzeri yardımcı üreme teknikleri hâlâ yeterince bilinmiyor. Türkiye de yaklaşık 90 tüp bebek merkezi faaliyette. Yeni kurulan Bebek Hasreti Derneği (BEHAD) kısır çiftlere her alanda destek vaat ediyor.


Türkiye de ortalama 2 milyon çift, istediği halde cennet meyvesi diye nitelenen çocuk sahibi olamıyor. Bu kadar büyük bir nüfus, tıbbi terimle infertilite (kısırlık) olayıyla karşı karşıya. Prof. Dr. Semra Kahraman başkanlığındaki Memorial Hastanesi Tüp Bebek, Androloji ve Genetik Merkezi nden alınan bilgiye göre, korunmayan çiftlerin yüzde 85 i, bir yıllık süre zarfında büyük ihtimalle hamilelikle tanışıyor. Tanışmayanlarda, yani kısır çiftlerde problem yüzde 30-40 oranıyla erkekten; yüzde 40-50 oranıyla da kadından kaynaklanıyor. Hem erkek, hem de kadın sebepli kısırlık oranı ise yüzde 25. Bir de yüzde 15 oranıyla öyle bir kısır çift grubu var ki; onlarda probleme neyin yol açtığı belirlenemiyor. Cinsel bilgi ve bilgilendirme alanındaki eksiklikler, üreme sıkıntısı ortaya çıktığında haliyle kendini daha fazla hissettiriyor. En yaman yanılgı; üreme sağlığı ile cinsel sağlığın karıştırılması. Bu yanılgı erkeklerde daha fazla Kısa bir süre sonra başından tüp bebek beri bu tekniği kullanan kliniği ziyaret edeceğim. Bunda yumurta toplama tekniği biraz farklı. Ayrıca yumurtanın laboratuarda tüp bebek olgunlaşma şeklini de inceleyeceğim. görülüyor. Erkek, erkeklik görevini yerine getirebiliyorsa, kesinlikle onda kısırlık yoktur yargısı hâkim. Bu inanç yüzünden, yüz binlerce kısır çift boşuna tedavi masrafı ve zaman harcıyor. Kadınlar, sadece kendi üzerinde işlem uygulanan bu süreçte psikolojik yıkıma uğruyor.

KISIR ÇİFTLERE BEHAD DESTEĞİ

Toplumdaki konuya dair bilgi eksikliğinin farkına varan biyolog Saadet Aşıcıoğlu ve arkadaşları kısa süre önce kurdukları Bebek Hasreti Derneği (BEHAD) aracılığıyla, çocuk özlemi içindeki çiftleri özellikle yardımcı üreme teknikleri hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyor. Dernek yetkililerine yurdun değişik yerlerinden gelen telefonlar değerlendirildiğinde, tüp bebek adıyla özdeşleşen teknikler neredeyse hiç bilinmiyor. Bilenlerde de güven problemi var.

Tüp bebekle ilgili genel kültür düşüklüğü ile öğrenim seviyesi arasında zannedildiği gibi doğru orantı da yok. Dernek kurucularından kimya mühendisi Umut Gayretli nin açık

saç ekimi

yüreklilikle ifade ettikleri bunu ispatlıyor: Doğru aramayı bildikten sonra günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay. Ama hangi bilginin doğru olup olmadığı da çok önemli. Bu derneği kurana kadar, tüp bebek tedavisinin sadece bayanlardan kaynaklanan kısırlıktan dolayı yapıldığını biliyordum. Erkek kısırlığı da tüp bebek nedeniymiş. Üniversite mezunu olmama rağmen eksik bilgilerle donanmışım.

Aslında Umut Gayretli nin hatalı bilgilenmesinin arka planında haklı bir mazeret saklı. Yardımcı üreme tekniklerinin tümüne genel anlamda tüp bebek denilmesi bu yanılgıya zemin hazırlıyor. Gerçekte, bir yardımcı üreme tekniği türü anlamında tüp bebek, sadece bayan kısırlığında tatbik ediliyor. Zaten problem, 1978 de dünyanın, 1989 da da Türkiye nin ilk tüp bebeklerini dünyaya getiren annelerdeydi.

HANGİ MERKEZE GÜVENEBİLİRİM ENDİŞESİ

Mikroenjeksiyon tekniğinin keşfiyle, yardımcı üreme sağlığında âdeta bir çığır açıldı. Bu keşfe kadar, kısır erkeklere yardımcı olunamıyordu. Ancak günümüzde daha garantili görüldüğü için çoğu kadın kısırlığında da mikroenjeksiyon tercih ediliyor. Türkiye de ilk mikroenjeksiyon üreme tedavisini 1994 te Prof. Dr. Semra Kahraman ve ekibi yaptı. İlk canlı doğumu da 1995 te yine bu ekip gerçekleştirdi.

BEHAD Başkanı Aşıcıoğlu, bilgilendirmenin yanı sıra, kısır çiftleri hasta hakları penceresinden destekleyeceklerini de söylüyor. Bazı vakıalarda sonradan ihtiyaç duyulan ekstra tedavi, ilaç ve prematüre (erken) doğum akabindeki yoğun bakım masrafları hariç; bir tüp bebek uygulaması 2.500-3.000 dolar civarında. Üstelik birinci denemede gebelik elde edilemiyor. Her gebelik doğumla sonuçlanmıyor. Bazen ele bir bebeğin alındığı doğum, 5 ya da 6 ncı deneme sonrasında gelebiliyor.

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı başkanlığını yapan ve Centrum Klinik Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi ni işleten Prof. Dr. Recai Papuçcu, Türkiye deki 90 civarındaki yardımcı üreme merkezinin ayda 3 bin tüp bebek uygulamasına imza attığını belirtiyor. Yıllık uygulama sayısı ise ortalama 30 bin. Uygulamalarda eve bebek götürme oranı yüzde 20-25 lerde seyrediyor. Başka bir ifadeyle yılda 7 ya da 8 bin kısır çift bu yöntemlerle çocuğa kavuşabiliyor. 2 milyon kısır çift olduğu göz önüne getirilirse, yüzlerce merkeze daha ihtiyaç olduğu gün gibi ortada. Merkez sayısı artmalı ama bunların hepsi gerekli tecrübe, teknoloji ve personel alt yapısına sahip mi? İşte BEHAD ın ilgilendiği ana konulardan biri de bu. Sağlık Bakanlığı 2007 Ocak verilerine göre Türkiye de 21 i kamu sağlık kuruluşlarına ait 84 tüp bebek merkezi faaliyet halinde.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kısırlık ve Tüp Bebek Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, gebelik başarısı kriterine dikkati çekiyor. Yaralıya göre başarılı merkez sayısı bir elin iki parmağını geçmiyor. Başarılı merkezlerin çoğu da İstanbul, Ankara ve İzmir de toplanmış durumda. Bu; üç büyük şehre uzakta ikamet eden çiftler için ilave ulaşım ve konaklama gideri ile daha fazla zaman kaybı demek.


YURT DIŞINDAN DA MÜŞTERİ GELİYOR

Türkiyedeki merkezler, yurt dışından da müşteri topluyor. Prof. Dr. Recai Papuçcu, maliyet, rahme yerleştirilen embriyo sayısı ve embriyolara genetik tanı izninin Türkiye yi cazip kıldığını söylüyor. Avrupa ve ABD de tüp bebek merkezi maliyeti 10 bin doları buluyor. Çoğu Batılı ülkede rahme yerleştirilen embriyo sayısı bir rakamıyla sınırlı. Türkiye de Sağlık Bakanlığı üçe kadar ruhsat veriyor. Papuçcu, bir embriyoda gebelik ihtimalinin yüzde 10 olduğunu, üç embriyo yerleştirildiğinde ihtimalin yüzde 50-60 lara yükseldiğini ifade ediyor. Öte yandan, genetik tanı imkânı sayesinde, arızalı ve hastalıklı embriyolar ayıklanabiliyor. Örneğin embriyoda üç adet 21 inci kromozom tespit edilmesi down sendromunu haber veriyor.

Kimi merkezler müşteri çekebilmek için, yüksek oranda gebelik sağladıklarını ileri sürebiliyor. Yıllardır uygulanan bir yardımcı üreme tekniğini yeni gibi lanse edebiliyor. İlk defa kendilerinin denediğini dile getirmekten çekinmiyor. Duyurulan gebelik oranlarındaki doğruluk payı ve sunulan tıbbi hizmetin kalitesi noktasında tereddüde düşüldüğünü belirten Aşıcıoğlu, merkezlerin Avrupa standartlarında çalışıp çalışmadığının denetlenmesi için uğraş vereceklerini de kaydediyor.